• 1
  • 2
  • 3
  • 4

Yaramaz Mı Hiperaktif Mi?

Günümüzde hareketli ya da yaramaz çocuklar çevresi hatta ailesi tarafından  hiperaktif  olarak nitelendirilmektedir. Zaman zaman aileler, yaramaz çocuk kavramını kendi çocuk yetiştirme tutumları ile ilgili olduğunu düşündükleri için çocuklarını hiperaktif olarak adlandırmayı tercih etmektedirler. Her hiperaktif çocuk yaramazdır ya da tam tersi her yaramaz çocuk da hiperaktiftir diyemeyiz. Çocuklarda “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” var diyebilmek için belirtilerin en az 6 ay sürmesi, her ortamda sergilenmesi ve 6 yaşından önce başlamış olması gerekmektedir. Türkiye’de hiperaktivitenin % 3-5 oranında görülme sıklığı vardır ve erkek çocuklarında kızlara göre daha sık görülmektedir.

Hiperaktif çocuk yaşıtlarıyla kıyaslandığında; aşırı hareketli, yerinde duramayan, dikkati çabuk dağılan, dikkatini ayrıntılara veremeyen, verilen görevleri tamamlayamayan, sırasını beklemekte zorlanan, kurallara uymada sorun yaşayan, elleri ayakları kıpır kıpır olması ile karakterizedir. Çocuğunun hiperaktif olduğundan şüphelenen aileler bir uzmandan mutlaka yardım almalı. Erken ve uygun müdahale ile çocuğun akademik performansı artacaktır.

            Bazen çocuğun yaramazlıkları mutsuzluk ya da kaygı belirtileri olabilir; onun için ev ortamı, okul ve arkadaş ilişkileri gözden geçirilmeli. Bazen aileye yeni katılan bir kardeşin gelmesi ile birlikte kıskançlık sebebiyle çocuk dikkat çekmek için de yaramazlık yapabilir. Ya da tam tersi bir durumda çocuk psikolojik ya da sosyal açıdan sorunlarını içe kapanarak da sergileyebilir. Aşırı sakin, ürkek, içe kapanık ve sosyal açıdan yaşıtlarından uzak duran bir çocuğun kendi başına kalmak istemesinin de dikkate alınması gerekmektedir. Çocuğun sorun çıkarmadan televizyon seyretmesi ya da kitaplarla aşırı ilgili oluyor olması uslu, zeki bir çocuk olduğunun göstergesi değildir. Çocuk farklı ortamlara girmek istemiyorsa, kalabalıktan uzak duruyorsa ve tek başına olmaktan mutluysa bu durumda ailelerin yine dikkatli olması gerekmektedir.

            Aileler, çocuklarının davranışlarında normalden sapan bir durum olduğundan şüphelendikleri noktada bir uzmandan yardım almaları gerekmektedir. Örneğin; okulöncesi dönemde çocuk renkleri, sayıları ve şekilleri öğrenemediyse; ilkokula başladığında okuma ve yazmayı sökemediyse; konuşması gereken yaşta hala konuşamadıysa ya da çocuğun sosyalleşme konusunda sorunları varsa mutlaka bir uzmanın değerlendirmesi gerekmektedir.

 

Nilçin Doyran Bengisu

Uzman Pedagog